Mustafakemalpaşa’da Karpuz Üreticisi Ürününü Tarlada Bıraktı
Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesinde karpuz üreticileri, yükselen girdi maliyetleri ve düşük alım fiyatları nedeniyle ürünlerini satamadı. Üretici Uğur Yaman, geçen yıl düşük fiyata rağmen satış yapabildiklerini, bu yıl ise karpuzların tarlada kaldığını söyledi.
Haber: Zehra Değirmenci - Kamera: Sibel Kahraman (BURSA) - Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesinde karpuz üreticileri, yüksek maliyetler ve düşük satış fiyatları nedeniyle zor günler geçiriyor. İlçeye bağlı Ormankadı Mahallesi’nde üreticiler, alıcı bulunamadığı için karpuzların önemli bölümünün tarlada kaldığını ifade etti.
Türkiye’de yüksek enflasyonun etkisiyle tarımsal üretimde girdi maliyetleri artarken, üreticilerin satış sürecinde yaşadığı sorunlar da büyüdü. Mustafakemalpaşa’da karpuz yetiştiren çiftçiler, ürünlerini satabilmek için beklediklerini ancak piyasada yeterli alıcı bulamadıklarını belirtti.
Üretici Uğur Yaman, karpuz üretimindeki maliyet kalemlerinin çok yükseldiğini söyledi. Fide, tarla hazırlığı, damlama hortumu, gübre, ilaç, traktör ve işçilik giderlerinin üreticinin yükünü artırdığını belirten Yaman, yalnızca fide maliyetinin dahi yüksek seviyelere ulaştığını dile getirdi.
Yaman, üretim sürecine ilişkin şu bilgileri verdi: “Maliyetimiz yüksek. Bize bunun 45-55 TL arası fide maliyeti var. Bunun 330-350 tane dönümüne atılıyor. Oradan zaten 18-20 bin lira bir maliyetimiz var bizim, sadece fidesi bu. Onun dışında tarla kendinin olmazsa kirası var. Damlama hortumu var. Gübresi var. Yer hazırlarken bizim bir maliyetimiz oluyor. Traktörümüzle bu tarlayı sürüyoruz, hazırlıyoruz onun bir maliyeti var. İlacı var. İşçi masrafı var.”
Üreticiden alım için kendilerine kilogram başına 2,5-3 lira arasında fiyat verildiğini aktaran Yaman, bu fiyatın mevcut maliyetleri karşılamadığını ifade etti. Karpuzların işçiler tarafından toplandığını belirten Yaman, bir ton ürünün toplama maliyetinin de bin lira olduğunu söyledi. Buna rağmen piyasada yeterli hareketlilik oluşmadığını ve tüccarların bölgeye gelmediğini kaydetti.
“Geçen Yıl Satabildik, Bu Yıl Tarlada Kaldı”
Geçen yıl karpuzun maliyetin altında bir fiyatla satıldığını ancak yine de ürünün alıcı bulduğunu belirten Yaman, bu yıl aynı durumun yaşanmadığını söyledi. Üretimde planlama eksikliği bulunduğunu dile getiren Yaman, çiftçilerin ne kadar ürün ekileceği ve ne kadar alım yapılacağı konusunda önceden bilgi sahibi olmadığını ifade etti.
Yaman, “Ürünün ne kadar gideceği, ne kadar alım yapılacağı belli değil. Kilosu 2 lira, 2,5 liraya şu an satılıyor. Zaten bir plansız, projesiz bir ekiliş var. Köylü olarak yalnız başımızayız. Hiçbir planlama yok. Planlama olmadığı için herkes kafasına göre ekim yapıyor” dedi.
Dönüm başına alınan ürün miktarının değiştiğini belirten Yaman, bazı üreticilerin 10 ton ürün elde ettiğini, ortalamanın ise 7-8 ton seviyesinde bulunduğunu aktardı. Geçen yıl zarar etmelerine rağmen satış yapabildiklerini söyleyen Yaman, bu yıl ise ürünlerini satamadıklarını şu sözlerle anlattı: “Geçen sene karpuz zarardaydı ama bu sene satış da olmadı. Geçen yıl maliyetin aşağısında da olsa karpuzları satabildik. Bu yıl karpuzumuz tarlada kaldı.”
Aslan’dan Tarımda Planlama Vurgusu
Karpuz üreticilerinin yaşadığı sorunları dinlemek üzere bölgeye gelen Anahtar Parti Bursa İl Başkanı Fikret Aslan da tarımda planlama eksikliğine dikkat çekti. Aslan, üreticilerin herhangi bir programa ve plana bağlı olmadan kendi kaderleriyle baş başa bırakıldığını savundu.
Devlet yönetiminde istikrar ve sürdürülebilirlik için müsteşarlık sisteminin yeniden getirilmesi gerektiğini söyleyen Aslan, “Devletin istikametinin ve istikrara dönüşebilmesinin, sürdürülebilir bir devlet geleneğinin olabilmesi için müsteşarlık sisteminin geri gelmesi lazım. Devlet aklının geri gelmesi lazım. Görüyoruz ki tarımda da devlet aklı hakim değil” ifadelerini kullandı.
Tarımda plan ve program oluşturulmadığı sürece çiftçilerin alın terinin karşılığını alamayacağını belirten Aslan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Burada da millet kendi kaderine terk edilmiş. Her sektörde olduğu gibi maalesef ki bu sektörde de milletimiz, çiftçimiz, üreticimiz kendi kaderine terk edilmiştir. Bir programa, plana tabi değildir. Plan ve program yapılmadığı müddetçe biz her sene alın terinin evine götüremediği hüznü her dönem yaşadığımız gibi bu dönem de yaşamaktayız.”
Aslan, tarım ve çiftçinin geleceğinin planlanamamasını eleştirerek, “Bu yüzyılda, böyle bir dönemde bu kadar şeyi planlayamayan, daha tarımını, çiftçisini planlayamayan bir akıl, devletin geleceğini nasıl planlayacak?” diye konuştu.